Haberler

Güvenli Alan İhlalleri Beyanlarına Yönelik Kamuoyu Açıklaması

Güvenli Alan İhlalleri Beyanlarına Yönelik Kamuoyu Açıklaması

 

               Değerli Kamuoyu,

 

               Sosyal medya hesapları üzerinden, birliğimizin adının geçtiği cinsel saldırı beyanlarını üzülerek görmüş bulunuyoruz. Takip ettiğimiz süreç neticesinde kamuoyuna bir açıklama yapmayı gerekli görmekteyiz. Böylesine hassas bir konuda daha detaylı bir bilgilendirme yapmak amacı ile ilgili açıklamayı şimdi yaptığımızı ifade etmek isteriz.

 

               Belirtmek isteriz ki; 1952 yılından bu yana bünyesinde sayısız gönüllü barındırmış bir öğrenci topluluğu olarak, güvenli alanı herkes için tam anlamı ile oluşturmaya ihtiyaç duyduğumuzun farkındayız. Bu konunun özelinde ulusal ve yerel birimlerimiz ile ortak bir şekilde onay kavramını vurgulamakta ve gönüllülerimizin güvenli alanını korumak için çeşitli çalışmalar yürütmekteyiz.

 

               Türk Tıp Öğrencileri Birliği olarak vizyonumuza ve misyonumuza uygun bir şekilde hareket ettiğimizi ve etmeye devam edeceğimizi; her türlü güvenli alan ihlali ile mücadelemizi sürdürdüğümüzü ve sürdüreceğimizi, hayatta kalanın beyanının tarafımızca her zaman esas kabul edileceğini özellikle belirtmek isteriz. 

 

             Güvenli alan ihlali ile karşılaşmış her gönüllümüzün; birliğimizin tüm resmi kanalları aracılığı ile bize her zaman ulaşabileceğini, kendisine akran olarak birliğimiz içinde izleyebileceği adımlar hakkında gerekli yönlendirmeyi yapacağımızı, yargı sürecinin başlamasını talep etmesi durumunda ise birliğimizin hukuki danışmanı ile yanında olacağımızı söylemek isteriz. Türk Tıp Öğrencileri Birliği Yöneticileri olarak göreve geldiğimiz ilk andan itibaren güvenli alanların oluşturulması adına, revize ettiğimiz ve etkinliklerimizde imzalattığımız katılımcı sözleşmesi ile başlayarak somut adımlar atmış bulunuyoruz. İlgili sistem dahilinde katılımcıların öncelikli bilgilendirilmesi amaçlanmıştır. Buna ek olarak geçen sene Ulusal Yönetim Kurulu’na ulaşan resmi ya da gayri resmi bütün güvenli alan ihlali vakaları direkt olarak Ulusal Denetim Kurulu’na aktarılmıştır. Ulusal Denetim Kurulumuz bu süreçlerin tamamında çalışmalarını gerçekleştirerek rapor şeklinde Genel Kurul’a sunmuştur. İlgili süreçlerin tamamı için Genel Kurul tarafından yaptırım kararı alınmıştır.  

 

               Yaşanan süreçte yakın veya uzak geçmişte güvenli alan ihlali ile karşılaşmış tüm hayatta kalanların yanında olduğumuzu belirtir; bürokratik, denetimsel ve önlemeye yönelik yapılan çalışmalarda eksikliğimizin olduğu noktalarda özür dileriz. 

 

               Beyan edilen güvenli alan ihlalleri esas kabul edilerek bu konularda ivedilikle birlik içi soruşturma başlatılacağını ifade etmek isteriz. Hayatta kalan arkadaşlarımızla iletişim kurmak ve gerekli desteği vermek istemekle birlikte birliğimiz bünyesinde alınabilecek önleyici ve koruyucu faaliyetlere yönelik çalışmalarımızı yerel birlik temsilcilerimizin de katılımıyla sağlamaya çalışacağız. Bu bağlamda tüm gönüllülerimizin sorularını, endişelerini ve katkılarını paylaşabileceği bir oturum düzenleyerek çalışmaları daha şeffaf ve hesap verebilir bir şekilde gerçekleştirmeyi hedeflemekteyiz. Ayrıca daha güvenli bir fikir ifade etme süreci sağlamak adına anonim form aracılığı ile tüm gönüllülerimizin bu çalışmalara katkı sağlaması ideal olacaktır. Atılabilecek hukuki adımlar adına dernek danışmanı ve hukuki danışmanımız ile görüşmeye başladığımızı belirtmek isteriz.

 

               Son olarak; Türk Tıp Öğrencileri Birliği çatısı altında oluşturmayı hedeflediğimiz güvenli alan için her bir gönüllümüzün üstlendiği görevden bağımsız olarak sorumluluğunun bulunduğunu hatırlatmakta fayda görmekteyiz. Bu bağlamda sosyal medyada anonimleştirilerek paylaşılan tüm kişilerin tarafımıza ve adli mercilere iletilmesini önerdiğimizi ifade etmek isteriz. Gereken her türlü adım amasız ve fakatsız olarak atılacaktır.

 

               Saygılarımızla,

 

Türk Tıp Öğrencileri Birliği Ulusal Yönetim Kurulu

 

16 Günlük Aktivizm Kampanyası

16 Günlük Aktivizm Kampanyamızın Etki Raporuna Aşağıdan Ulaşabilirsiniz!

Dayanışma ve İş Birliği

 Evrensel Sağlık Kapsayıcılığı amaçlarına ulaşmamızda büyük bir paya sahip olan meslek grupları arası işbirliği ve ortaklıklar, süreç içerisinde aksiyon alınmasında önemli bir yere sahiptir. Amaçlar doğrultusunda hareket edilirken meslek grupları arası olduğu gibi devlet ve sivil toplum arası dayanışma da yadsınamaz bir önem arz etmektedir.

 

  Bu bağlamda, Evrensel Sağlık Kapsayıcılığı 2030 amaçlarına ulaşmak için atılan en büyük adım, Birleşmiş Milletler tarafından 23 Eylül 2019 tarihinde New York’ta Evrensel Sağlık Kapsayıcılığı temasında düzenlenen yüksek düzey toplantısıdır. Dünya Sağlık Örgütü tarafından desteklenen ve Birleşmiş Milletler Genel Meclisi tarafından düzenlenen haftada yer alan bu tematik toplantı, hem kendi ülkelerinde hem de evrensel olarak sağlık kapsayıcılığı konusunda seslerini duyurmaya çalışan tüm gönüllülerin bu konuya dikkat toplamasına yardımcı olmuştur.

 

  Bu çalışmalar için UHC2030 tarafından hazırlık süreci yürütülmüş olup bu süreçte paydaşların görüşleri ve çevrimiçi anketlerden yararlanılmıştır. Bu hazırlık sürecinde atılan en önemli adımlardan biri ise Birleşmiş Milletler Genel Meclisi Başkanı tarafından bir araya getirilen paydaşlarla interaktif bir oturum olmuştur. Oturumun temel amacı ise üye ülkelerin yüksek temsilcilerini, Genel Meclis gözlemcilerini, parlamenterleri, yerel hükümet temsilcilerini, Birleşmiş Milletler kuruluşlarını, hükümet dışı kuruluşları, davetli sivil toplum örgütlerini, yardımsever kuruluşları, akademik üyeleri, tıbbi kuruluşları, özel sektör kuruluşlarını; kadın, çocuk, genç ve yerel liderleri destekleyen kuruluşları bir araya getirerek hazırlık sürecinin bir parçası olmalarını ve farklı perspektiflerden bakan kişilerin seslerini birbirlerine duyurmalarını sağlamaktır. 

 

  Aynı zamanda katılımcılara, eyalet yöneticilerine oturumlarda sunulacak anahtar öncelikler hakkında sahadaki deneyimlerin ve en iyi yöntemlerin altı çizilerek, sivil toplum kuruluşları, özel sektörler ve diğer hissedarların karşılaştığı özel zorluklara da dikkat çekilerek görüş alışverişi yapmaları için teşvikte bulunulmuştur.

 

Toplantıda, Evrensel Sağlık Kapsayıcılığı için gerekli olan belirli koşullara odaklanılmış ve aşağıdaki anahtar mesajlar verilmiştir:

  1. Sağlık ötesinde politik liderlik sağla!

  2. Kimseyi geride bırakma!

  3. Yasallığı kontrol et!

  4. Bakım kalitesini savun!

  5. Daha çok yatırım, daha iyi yatırım!

  6. Birlikte hareket et!

 

 Bu maddelere odaklanılmakla beraber Evrensel Sağlık Kapsayıcılığının sosyoekonomik ilerleyişteki önemine, eşitlik ve sosyal adalete olan katkılarına da dikkat çekilmiştir. Sağlık sistemlerini, Evrensel Sağlık Kapsayıcılığı bağlamında ilerletme çabaları, tüm sağlık temelli amaçlara ve sağlık dışında bazı Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine ulaşılması yolunda da önem arz etmektedir. Bu hedeflerden bazıları, Hedef 1 (Yoksulluğa son!), hedef 2 (Açlığa son!), hedef 4 (Nitelikli eğitim!), hedef 5 (Toplumsal cinsiyet eşitliği!), hedef 6 (Temiz su ve sanitasyon!), hedef 8 (İnsana yakışır iş ve ekonomik büyüme!) ve hedef 16 (Barış, adalet ve güçlü kurumlar!) şeklindedir.

 

Evrensel Sağlık Kapsayıcılığına Ulaşılmasında Sağlık Çalışanları

Sağlık sistemleri sağlık çalışanlarının varlığında daha etkili çalışmaktadır ; sağlık hizmeti kapsamının iyileştirilmesi ve elde edilebilecek en yüksek sağlık standardından yararlanma hakkının gerçekleştirilmesi, bunların mevcudiyetine, erişilebilirliğine, kabul edilebilirliğine ve kalitesine bağlıdır. Sağlık işgücü, doğal veya insan kaynaklı tehlikelerin yanı sıra ilgili çevresel, teknolojik ve biyolojik tehlikeler ve risklerin neden olduğu afetlere müdahale etmek için toplulukların ve sağlık sistemlerinin dayanıklılığını inşa etmede hayati bir role sahiptir.

Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri, Madde 3.c’de ‘’Özellikle en az gelişmiş ülkeler ve gelişmekte olan küçük ada devletleri olmak üzere, gelişmekte olan ülkelerde sağlık finansmanını ve sağlık işgücünün işe alımını, geliştirilmesini, eğitimini ve idamesini kayda değer miktarda artırmak’’tan bahsedilerek Evrensel Sağlık Kapsayıcılığına ulaşılmasında sağlıkta işgücüne dikkat çekilmiştir. 

Toplumun gereksinimleri ve ekonomik talepler doğrultusunda sağlık çalışanlarına ihtiyaç her geçen gün artmaktadır. Düşük, orta veya yüksek gelirli her ülkede bu ihtiyaç söz konusudur. Ancak bu talepleri karşılamada bazı açıklarla karşılaşılmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü 2030 yılına kadar Evrensel Sağlık Kapsayıcılığına erişebilmemiz için tüm dünyada 18 milyon sağlık çalışanına daha ihtiyaç duyulacağını tahmin ederken yalnızca Afrika’da bu sayının 6 milyon olacağını belirtiyor. Bazı ülkelerde sağlık çalışanlarının eğitim ve öğretimine yetersiz yatırım yapması ve sağlık sistemleri ile nüfusun ihtiyaçlarını karşılayacak eğitim stratejileri arasındaki uyumsuzluk, iş gücünde açığa neden olmaktadır.

İnsanların sağlık hizmetine ihtiyacı vardır ve insanlar sağlık hizmetlerini yönetir. Ve sağlık hizmetini sunan sağlık çalışanları çoğunlukla kadınlardır. 2016'da Birleşmiş Milletler Sağlık İstihdamı ve Ekonomik Büyüme Yüksek Düzey Komisyonu, tüm sağlık çalışanlarının% 67'sinin kadın olduğunu belirtmiştir. Bu sayı sağlık sektöründeki her 10 işten 7’si demektir. Bu sebeple sağlık işgücünde Evrensel Sağlık Kapsayıcılığına ulaşmak için özellikle kadın sağlık çalışanlarının desteklenmesine büyük önem verilmelidir.

Tüm dünyayı etkisi altına alan pandemide en çok etkilenen grupların başında sağlık çalışanları gelmektedir.  Amnesty International’dan elde edilen verilere göre 79 ülkede 3000’den fazla sağlık çalışanının COVID-19 nedeniyle hayatını kaybettiği bilinmektedir. Sağlık çalışanlarının ruh sağlığının da bu süreçte fazla etkilenmesinin sebepleri arasında virüsün bulaşma riskinin yüksek olmasının yanı sıra uzun süren çalışma saatleri, psikolojik yük, psiko- sosyal baskı, yorgunluk, mesleki tükenme, ayrımcılık ve damgalanma ve aile ortamından uzak kalma sayılabilir. Bu süreçte sağlık çalışanlarının korunması ve desteklenmesinin önemi bir daha gözler önüne serilmiştir.

Evrensel Sağlık Kapsayıcılığının başarısı, hükümetlerin ve sağlık sistemlerinin insan gücünü nasıl yönettiği konusunda kazanılacak veya kaybedilecektir. Evrensel Sağlık Kapsayıcılığına ulaşılması için sağlık sistemleri; çalışanların motive olacakları, emeklerinin karşılığını alacakları, haklarının korunduğunu bilerek güven içerisinde çalışacakları bir ortam yaratmakla yükümlüdür.

 

Evrensel Sağlık Kapsayıcılığı ve Eşitlik/Equity

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin 25. maddesi, her insanın kendisi ve ailesi için tıbbi bakım hizmetlerine erişim hakkı olduğunu deklare etmiştir. Kişilerin sağlık hizmetlerine erişim hakkı bunun dışında da birçok yasa ve bildirge kapsamında korunma altına alınmış olsa dahi, birçok insan gerek ekonomik sebepler gerekse de sosyal kimlikleri sebebi ile sağlık hizmetlerine erişim noktasında sıkıntılar yaşamaktadır.

 

Sağlık Hizmetlerine Erişimde Ekonomik Statü:

 

Özellikle vatandaşlarına kapsayıcı sağlık hizmeti sunmayan ülkelerde, birçok kişi sağlık hizmetlerine başvuruda veya tedavinin devam ettirilmesi noktalarında büyük sıkıntılar yaşamaktadır. Sağlık hizmetlerine erişim yalnızca olası bir hastalık durumunda tedavi hizmeti almak ile sınırlandırılmamalıdır, çünkü kişilerin sağlık sistemine erişimleri koruyucu birinci basamak sağlık hizmetlerinden palyatif bakıma kadar olan tüm sağlık basamaklarını kapsamaktadır. Bu doğrultuda kişilerin sahip olduğu hastalıklar semptom verdiğinde herhangi bir finansal zorluk yaşamadan doktora başvurabilecek durumda olması, ekonomik bariyerlerin yokluğunu ispatlamamaktadır. Kişiler koruyucu sağlık hizmetlerin aşamasından itibaren tüm sağlık hizmetlerine herhangi bir ekonomik zorluk yaşamadan ulaşabilmelidir.

 

Fakat tüm bu ideallere rağmen yapılan araştırmalar:

 

-Dünya nüfusunun yarısının hala tam kapsamıyla sağlık hizmetlerine erişemediğini

 

-Her yıl ortalama 100 milyon insanın zorunlu sağlık giderleri sebebi ile ekstrem yoksulluk (gelirin günlük 1.9 Dolar'ın altına inmesi) seviyesine düştüğünü

 

-Ve 930 milyondan fazla insanın hane içi gelirlerinin en az %10'unu sağlık giderlerine harcamak zorunda kaldığını belirtmektedir.

 

Tüm bu sebepler kişilerin sağlık hizmetlerine ihtiyaç duydukları anda erişememesi sebebi ile olası erken tedavi ve tanı şansının yok olmasına yol açmaktadır. Sağlık hizmetlerine erişim sağlayabilen fakat bu hizmetleri sürdürülebilir bir gider dağılımı ile alamayan hastalar ise yoksulluk ve açlığa mahkum edilmektedir.

 

Bu doğrultuda ülkeler vatandaşlarına sağlık hizmetlerini gelir dağılımına göre düzenleyecek şekilde sunabilmelidir. Unutulmamalıdır ki Evrensel Sağlık Kapsayıcılığı, tüm sağlık hizmetlerinin (tedaviler, girişimler vs.) her koşulda tamamen ücretsiz olması anlamına gelmemektedir, hiçbir ülke bu şekilde bir sağlık hizmetini sürdürülebilir şekilde sunabilecek konumda değildir.

 

Sosyal Kimlik Bazında Sağlık Hizmetlerinde Ayrımcılık:

 

Ülkelerin sağlık hizmetlerini ekonomik koşullarda sunması, sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan eşitsizlik ve ayrımcılıkların bitmesini için yeterli değildir. Kişiler ekonomik faktörlerden bağımsız olarak sağlık hizmetlerine erişimde, din, ırk, milliyet, cinsiyet kimliği, cinsel yönelim, yaş, yaşam tarzı, engellenmişlik vb. sosyal kimliklerini tanımlayan faktörler öne sürülerek ayrımcılık ve stigmalarla karşı karşıya kalmaktadır. Sağlık çalışanlarının istemli veya istemsiz ırkçı, ön yargılı ve fobik tutumları, kişilerin ayrımcılık korkusu ile sağlık hizmetlerine başvuruyu geciktirmesi veya reddetmesi, belirli toplulukların sağlık koşulları hakkında sağlık çalışanlarının eğitimlerinin yetersiz olabilmesi gibi birçok faktörden ortaya çıkabilen bu durum, kapsayıcı sağlık hizmeti kavramını zedelemektedir. 

 

Evrensel Sağlık Kapsayıcılığı, bireylerin sağlık hizmetlerine ihtiyaç duydukları anda, ihtiyaç duydukları yerde herhangi bir ekonomik zorluk yaşamadan ulaşmalarını ve sağlık hizmeti ile kişiler arasında herhangi bir engel olmamasını hedeflemektedir. Amaç kimseyi geride bırakmayan eşitlikçi sağlık hizmetini insanlığa sunabilmek olmalı ve sağlık sistemleri bu doğrultuda düzenlenmelidir.

 

Peki Neden Equality Değil de Equity?

 

Equity ve equality kavramlarının her ikisi de dilimizde "eşitlik" anlamına gelmektedir. Fakat kelimeler irdelendiğinde her iki kavram da en sonunda adil dağılımı hedeflese de, equality kavramı herkese aynı yaklaşım gösterilmesi gerektiği anlamına gelirken, equity kavramı ise kişilerin sahip olduğu farklı şartlara göre yaklaşımlar oluşturarak fırsat eşitliği yaratmak anlamına gelmektedir.

 

 

Peki Evrensel Sağlık Kapsayıcılığı hangi eşitlik tanımını baz alıyor?

 

Evrensel Sağlık Kapsayıcılığı kapsamında tüm insanlığın sağlık hizmetlerine ulaşımda herhangi bir finansal veya sosyal zorluk çekmemesi hedeflenmektedir. Bu hedefe ulaşmak ve sağlıkta mutlak eşitliği sağlamak adına dezavantajlı gruplara öncelik tanınması önem arz etmektedir. 

 

Political Accountability

Birleşmiş Milletler’e üye ülkeler, 2015 yılında “Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları” üzerinde anlaşma sağladıklarında daha güvenli, daha adil ve daha sağlıklı bir dünya için 2030 yılına kadar sağlanması hedeflenen geniş bir gündem oluşturulmasına öncülük etmişlerdir. 

 

Evrensel Sağlık Kapsayıcılığı’nın 2030 Gündemi içerisine dahil edilmesi; primer olarak 3.Amaç üzerinden bireylerin ve toplumların hiçbir maddi problemle karşılaşmadan sağlık hizmetlerine erişiminin kapsamlı ve tutarlı bir şekilde sürdürülmesi için ülkelerin sağlık sistemlerini güçlendirmelerine olanak sağlamaktadır.

 

2030 Gündemi’ne ortak olan tüm ülkeler; Evrensel Sağlık Kapsayıcılığı’nı sağlamak için gerekli olan, küresel düzeyde bir işbirliğine dayanan multisektörel çalışmaları ve sağlık sistemlerinin iyileştirilmesi kapsamında güçlü, eşitlikçi ve sürdürülebilir bir yaklaşımı kabul etmiş durumdadırlar.

 

Sağlık hakkının ve buna atfedilmiş olan 3.Amaç’ın uygulanabilirliğinin artırılması, Evrensel Sağlık Kapsayıcılığı aracılığıyla gerçekleştirilmesi gereken ulusal bir sorumluluk olmakla birlikte, bölgesel ve küresel bir dayanışma yolu ile desteklenen bir hedef konumundadır.

 

Ülkelerin kendi kaynaklarını bu doğrultuda seferber etmesi ve finansal desteği de içeren uluslararası kalkınma işbirliği, birçok ülke için kritik bir öneme sahiptir.

 

Sağlık sistemlerinin güçlendirilerek Evrensel Sağlık Kapsayıcılığı’na ulaşılması için sergilenen politik tutum; ülkelerin Uluslararası Sağlık Tüzüğü’ne uygun bir şekilde sağlık sistemlerini oluşturmaları gerekliliğine dikkat çekerken, temel değerlendirme kriterleri olarak aşağıdaki başlıkları önceliklendirmiş durumdadır:

  • “Kimseyi Geride Bırakma” (Leave No One Behind) : Ayrımcılıktan uzak, eşitlikçi ve hak temelli bir yaklaşımın tüm ülkeler içerisinde sağlanması

  • Sürdürülen çalışmaların sonuçlarının şeffaflık çerçevesinde hesap verilebilir bir biçimde sunulması

  • Ulusal sağlık stratejilerinin kanıta dayalı bir biçimde oluşturulması ve hükümetlerin sağlığın uygulanabilirliğini, erişilebilirliğini, kabul edilebilirliğini ve kalitesini sağlaması

  • Sağlık sistemlerini oluşturmak ve güçlendirmek noktasında toplum içinde yer alan her bir bireyin, sivil toplumun ve özel sektörün katılımının sağlanması

  • Küresel dayanışmanın ülkeler arasındaki karşılıklı öğrenme ve geliştirme ilkesine dayanarak toplumsal kalkınmanın sağlanması

 

Evrensel Sağlık Kapsayıcılığı’nın sağlanması için ortaya konulan bu yaklaşım; hükümetler ile sağlık sektörü yetkilileri ve dış paydaşlar arasındaki politik diyaloğu güçlendirmeyi ve koordinasyonu sağlamayı içermektedir. 

 

Yaklaşım için önceliklendirilmesi gereken kısım; kurulmuş olan politik diyalog ve savunuculuk faaliyetleri ile Evrensel Sağlık Kapsayıcılığı için, sağlık sistemlerinin ulusal ve küresel olarak yeterli ve sürdürülebilirliğini teşvik eden yatırımlar yapılmasıdır. 

 

Politika doğrultusunda; faydalanıcıların katılımını artırmayı destekleyen mekanizmalar kurulmasını sağlayacak izleme ve değerlendirme çalışmalarının hesap verilebilir bir tutumla gerçekleştirilmesi, Evrensel Sağlık Kapsayıcılığı sağlanırken kimsenin geride bırakılmadığından emin olunmasına imkan verecektir. 

Evrensel Sağlık Kapsayıcılığı’nın adil ve sürdürülebilir bir biçimde sağlanabilmesi; hükümetler arasında yürütülen işbirliğinin yanında sivil toplum kuruluşları, akademi, medya, özel sektör ve gelişim ortakları arasında kurulacak çok kapsamlı bir birlikteliğin ürünü olarak karşımıza çıkacaktır. 

 

Evrensel Sağlık Kapsayıcılığına Ulaşılmasında Sağlık Sistemlerine Yapılan Yatırımların Önemi

Sağlık seviyesinin yüksek olması, tüm toplumların temel hedefidir. Sağlık sistemlerii, politika yapıcıların doğrudan kontrolünde yer alan nüfus sağlığına en önemli katkılardan biridir. Sağlık sistemlerinin finansal yönden korunması ve ekonomik ve sosyal yatırımlar, Evrensel Sağlık Sigortası'nın (UHC) nihai hedeflerinden biridir.  Bu hedefe rağmen sağlık sistemleri için daha fazla finansman sağlamaya çalışılan politikalara şüpheyle yaklaşma durumuyla karşı karşıya kalınabiliyor. Bu kuşku, sağlık sistemlerinin temel ekonomik ve mali hedefleri desteklemeyebileceği inancından kaynaklanmaktadır. Bu endişelere rağmen, sağlık sistemlerinin ekonomide önemli ve büyük ölçüde olumlu bir rol oynayabileceğine dair güçlü kanıtlar bulunmaktadır. 

Tek başına bir endüstri olan sağlık sistemi, bir iş kaynağı olmasının yanı sıra, bilimsel araştırma endüstrileri üzerindeki etkisi ile ekonomiye katkıda bulunabilir. Bu araştırma çalışmalarına verilebilecek en güncel örnek COVID-19 aşılarının geliştirilmesidir.

Aynı zamanda sınır ötesi sağlık hizmetleri ve uzaktan hizmet sunumu, eğitim sektörü ve iş gücü göçü de ekonomiyi etkilemektedir. Sağlık sistemleri aynı zamanda, işgücü üzerindeki etkileriyle ekonomiyi ve toplumu dolaylı olarak etkiler. 

Sağlık sistemi, mutluluk ve yaşamdan zevk alma gibi kavramlara önemli bir katkı sağlar. Sağlık sistemleri ayrıca sosyal korumayı iyileştirir ve sağlık durumunun ortadan kalkması durumunda ortaya çıkan yoksulluğu azaltır. Evrensel Sağlık Kapsayıcılığı (UHC) tarafından sağlanan bu "sigorta" en az üç şekilde gerçekleşir: gelecekteki olumsuz sağlık şoklarının bireyin hanesi için mali açıdan yıkıcı olmayacağına dair ön güvence sağlanması; bir acil sağlık durumu meydana geldiğinde beklenmedik harcamalarda kaçınma ve başkalarının da benzer şekilde korunduğu bilgisiyle oluşan toplumsal birliktelik.

Evrensel sağlık sigortasına ulaşmak, temel sağlık hizmetlerine yönelik sağlık sistemleri gerektirir. Temel sağlık hizmetleri, üç bileşen üzerinde aynı anda hareket ederek sağlık ve refah düzeyini ve dağılımını en üst düzeye çıkarmak için tüm toplumu kapsayan bir yaklaşımdır. Bu üç bileşen; bütünleşmiş sağlık hizmetlerinin ana bileşeni olarak temel halk sağlığı işlevleri, politikalar ve eylem planları, insanları ve toplulukları güçlendirmektir.

Sağlık sisteminin ekonomik ve sosyal yönden faydasının uzun süre toplum ve hükümetler tarafından tam kavranamaması nüfusun sağlık sistemlerinden memnuniyetindeki büyük farklılıkların ana nedeni olarak görülebilir. Ülkelerin Evrensel Sağlık Kapsayıcılığı doğrultusunda sürdürülebilir ilerleme kaydetmeleri için kamu finansmanı şarttır. Herkes için kaliteli sağlık hizmetlerine eşit erişim ve mali koruma sağlamak için bu fonların verimli bir şekilde kullanılması ve öncelikli nüfus ve hizmetlere yönlendirilmesi gerekmektedir.

 

Evrensel Sağlık Kapsayıcılığı

Evrensel Sağlık Kapsayıcılığı, tüm bireylerin ve toplulukların, maddi sıkıntı çekmeden ihtiyaç duydukları sağlık hizmetlerini aldıkları anlamına gelir. Sağlığın teşviki ve geliştirilmesinden korunma, tedavi, rehabilitasyon ve palyatif bakıma kadar temel, kaliteli sağlık hizmetleri yelpazesini kapsar.

  12 Aralık 2012'de, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, ülkeleri uluslararası kalkınma için temel bir öncelik olarak, evrensel sağlık kapsayıcılığına (UHC) doğru ilerlemeyi hızlandırmaya çağıran bir kararı onayladı ve bu karara göre herkesin, her yerde kaliteli ve uygun fiyatlı sağlık hizmetlerine erişimi olması fikri, uluslararası kalkınma için temel bir öncelik olarak kabul edildi. 12 Aralık 2017'de Birleşmiş Milletler, 72/138 sayılı kararla 12 Aralık'ı Uluslararası Evrensel Sağlık Kapsayıcılığı Günü (UHC-Universal Health Coverage Day) olarak ilan etti.

   Evrensel Sağlık Kapsayıcılığı, herkesin ihtiyaç duyduğu kaliteli hizmetleri almalarını ve mali sıkıntı çekmeden sağlık tehditlerinden korunmalarını sağlamayı amaçlar. Evrensel Sağlık Kapsayıcılığı, Dünya Sağlık Örgütü’nün en önemli hedeflerinden biridir. Bunu başarmanın anahtarı, herkesin ihtiyaç duydukları bakımı, ihtiyaç duydukları zamanda bulmasını sağlamaktır.

   Bu konuda dünyanın her bölgesindeki ülkelerde ilerleme kaydedilmekle birlikte hala milyonlarca insanın sağlık hizmetlerine erişimi bulunmamaktadır. Milyonlarca kişi sağlık hizmeti ile yiyecek, giysi ve hatta ev gibi diğer günlük harcamalar arasında seçim yapmak zorunda kalmaktadır.

   Tüm Birleşmiş Milletlere üye devletleri sürdürülebilir kalkınma amaçları bir parçası olarak, 2030 yılına kadar Evrensel sağlık kapsayıcılığı elde etmeye çalışmayı kabul etmiştir.

   Evrensel Sağlık Kapsayıcılığı, mümkün olan tüm sağlık müdahalelerinin ücretsiz olduğu anlamına gelmez. Maliyet ne olursa olsun sürdürülebilir bir temelde tüm hizmetleri ücretsiz karşılayan bir ülke bulunmamaktadır.

   Bu kapsayıcılık sadece sağlık finansmanı ile ilgili değildir. Sağlık hizmetinin sunumu, sağlık işgücü, sağlık tesisleri ve iletişim ağları, sağlık teknolojileri, bilgi sistemleri, kalite güvence mekanizmaları, yönetim ve mevzuat gibi tüm bileşenlerini kapsar.

   Sadece bireysel tedavi hizmetleri ile ilgili değildir, halk sağlığını ilgilendiren kampanyalar, suya florür ekleme, sivrisinek üreme alanlarını kontrol etme ve benzeri gibi popülasyon temelli hizmetleri de içerir.

  Sadece sağlıktan çok daha fazlasını içerir; eşitlik, kalkınma öncelikleri, sosyal kapsam ve bütünleşme yolunda atılan adımlar anlamına gelir.

Türk Tıp Öğrencileri Birliği Çevrim İçi Değişim Sınavı Bilgilendirmesi

  Değerli Türk Tıp Öğrencileri Birliği Değişim Sınavı 2020 Katılımcıları,

  Türk Tıp Öğrencileri Birliği tarihinde ilk kez gerçekleştirilmesi planlanan Çevrim İçi Değişim Sınavı sürecinde her türlü probleme karşı önlem almaya çalışmış olsak da olağandışı bir şekilde karşılaştığımız bu problemi sizler için mağduriyet yaratmadan en kısa süre içerisinde çözmeye çalışmaktayız.

Bu bağlamda 21.11.2020 saat 10.00'da yapmayı planladığımız Türk Tıp Öğrencileri Birliği Değişim Sınavı 2020'nin yaşanan teknik problemler nedeni ile ileri bir tarihe ertelendiğini sizlere duyurmak isteriz. Detaylı yönerge ve açıklamalar ilerleyen süreçte sizlerle paylaşılacaktır. Hiçbir katılımcımızın mağdur olmaması adına yoğun bir şekilde çalışılmaktadır. Anlayışınız için teşekkür ederiz.

KOVID-19 Salgınının Tıp Fakültesi Öğrencilerine Etkilerinin Araştırılması

Türkiye Psikiyatri Derneği, Dünya Psikiyatri Birliği, Kocaeli Üniversitesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı ve Türk Tıp Öğrencileri Birliği işbirliğinde gerçekleştirdiğimiz "KOVID-19 Salgınının Tıp Fakültesi Öğrencilerine Etkilerinin Araştırılması" adlı anket çalışmasına aşağıdaki Google Forms'u doldurarak katılabilirsiniz!