5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü

Değerli Tıp Öğrencileri; 

Günümüz dünyasında bir toplumun medeniyet düzeyi, o toplumun insanlara, özelliklere kadınlara verdiği önemle, verdiği hakla sorumluluklarla değerlendirilmektedir. 5 Aralık 1934 senesinde “Kadınlara Seçme ve Seçilme Hakkı” tanınan yasa çıkarılmıştır. O günden bu yana kadınlar; sosyal, kültürel, ekonomik, siyasal olarak yasa önünde erkeklerle eşittir. İçinde bulunduğumuz yüzyılın başlarından bu yana tüm dünyada kadınların daha insanca yaşama isteğini dile getirdikleri bir mücadele ve dayanışma günü olarak kutlanmaktadır. Kadın sorunlarının gündeme getirilmesi, bu konuda bir farklılık oluşması ve çözümler bulunması yolunda önemli bir gündür. Demokratik bir toplum için kadınların güçlendirilmesi, çalışma alanlarının genişletilmesi, eğitim, sağlık, istihdam, hukuk, siyaset vb. alanlarda eşit fırsat imkânlarından yararlanmalarının sağlanması önem taşımaktadır.

Ekonomik büyüklük olarak dünyada 16.sırada bulunan ülkemizde, kadınların ekonomiye katılımı yine dünya çapında sıralandığında 134 ülke içerisinde 131. sırada yer almaktadır. İŞKUR, sahiplendiği projeler ile kadınların çalışma hayatına atılımını, “kadınların bu alanlardaki eğitimi” sağlayarak kolaylaştırmakta, aynı zamanda bakmak ile yükümlü olabileceği yaşlı-çocuk bireylere kamu-terel yönetim desteği sağlanmasında rol oynamaktadır.

Türkiye genelinde evlenmiş kadınların; %39'u fiziksel şiddete, %15'i cinsel şiddete, %42'si fiziksel veya cinsel şiddete, %44'ü duygusal şiddet/istismara yaşamlarının herhangi bir döneminde eşleri veya birlikte oldukları kişiler tarafından maruz kalmaktadırlar.(1) Kadınları, çocukları, aile bireylerini şiddete karşı korumayı amaçlayan “6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun”a göre şiddete uğrayan kişi ya da bu kişi ile aynı evde yaşayan diğer bireyler; Valilikler ve Kaymakamlıklar, Polis ve Jandarma, Cumhuriyet Savcılığı veya Aile Mahkemesi Hakimliği ‘ne ücretsiz olarak başvurabilirler.

Çocuk gelinler olarak tabir ettiğimiz, 18 yaşın altında evlenen kadınların oranı ülkemizde %28’dir. Bu oran bölgeler arası farklılık göstermektedir; Orta Anadolu’da %37’ye, Doğu ve Güneydoğu’da %40-42’ye çıkmaktadır.(2)

Birleşmiş Milletlerce 1979’da kabul edilen ve Türkiye’nin 1985 yılından bu yana taraf olduğu “Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi” (CEDAW) Birleşmiş Milletler bünyesinde yer alan sekiz tane temel insan hakları sözleşmesinden biridir. Sözleşmeye 2002 yılı itibariyle taraf olan devletlerin sayısı 170'tir.

1 Mart 1980 tarihinde imzaya açılan ve 3 Eylül 1981 tarihinde yürürlüğe giren Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesine katılmamız 11.6.1985 tarih ve 3232 Sayılı Kanunla uygun bulunmuş, Bakanlar Kurulunca 24.7.1985 tarihinde 85/9722 sayılı kararla onaylanmış ve 14 Ekim 1985 tarih ve 18898 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Öncelikle 1926 yılında Türk Medeni Kanunu ile aile ve sosyal çevrede birey olarak yerini alan Türk kadını 1934 yılında da seçme ve seçilme hakkını elde ederek Türk siyasi hayatında söz sahibi olmuştur. Kadınlarımızın eğitimli ve bilinçli olması sağlıklı bir toplumun ön şartıdır. Zira kadınlar toplumun temelini oluşturduklarından güçlendirilmeleri, etkinlik alanlarının genişletilmesi, eğitim, istihdam, sağlık, siyaset, hukuk gibi alanlarda eşit fırsat ve olanaklardan yararlanmalarının sağlanması önemli ve zorunludur. 

Karşılıksız sevginin, sonsuz hoşgörünün, emeğin ve sabrın ne demek olduğunu çocukluktan yetişkin birey olana kadar kendilerinden öğrendiğimiz kadınlar her şeyin en güzeline layıktır.

Türk Tıp Öğrencileri Birliği
İnsan Hakları ve Barış Çalışma Kolu Ulusal Ekibi 2014-2015
Üreme Sağlığı Çalışma Kolu Ulusal Ekibi 2014-2015 

1- Hacettepe Nüfus Etütleri Merkezi’nin “ Türkiye'de Kadına Yönelik Aile Şiddet Araştırması”
2- Hacettepe Üniversitesi’nin “Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması” (2008)