Doğum Kontrol Yöntemleri Üzerine

Değerli Tıp Öğrencileri,

Kadın yaratılışın ve yaratıcılığın yüzyıllar boyunca sembolü olmuştur. Gelişen, değişen ve yükselen toplumların daimi öncülüğünde kadınlar yer almıştır, sosyal ve iş hayatında özellikle gelişen ve gelişmekte olan toplumlarda önemli bir unsurdur. Günümüzde uluslararası ilişkilerde, iş hayatında kilit noktalarda kadınlar yer almakta ve önemli başarılara imza atmaktadır. Sosyal hayatın şekillenmesinde ve günümüz modern hayat standartlarının mimarisinde başrolde kadınlar vardır. Tüm bu koşullar içinde gelişen ve ilerleyen ülkemizde kadının sadece doğum yapan bir madde olması kabul edilemez bir düşüncedir.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO)’nün hesaplarına göre, dünyada her yıl, 210 milyon civarında gebelik meydana gelmekte, bunların yaklaşık 1/3’ü istenmeden oluşmaktadır. Dünyada meydana gelen gebeliklerin 46 milyonu isteyerek düşükle sonlanmaktadır. Yasaklamalar nedeni ile düşüklerin 19 milyonu güvenli olmayan koşullarda gerçekleşmektedir.(1) Kadın gerek günümüz koşullarının getirdiği standartlar gerekse de kendi bedenin söz sahibi kendi olması dolayısıyla doğurganlığına sadece kendi karar verebilir. Bu koşullar içinde doğum kontrol yöntemleri önemli bir unsurdur.
Ekonomik anlamda da doğurganlık oranı önem arzeder. İşsizliğin nedenleri ülkeden ülkeye farklılık göstermekle beraber doğurganlığa bağlı olarak ortaya çıkan hızlı nüfus artışı, kırdan kente göç, istihdamdaki yetersiz artış, işgücünün eğitim seviyesindeki düşüklük, yaşanan ekonomik krizler Türkiye için öne çıkanlardandır. Doğurganlığı belirleyen sosyoekonomik faktörlerden kadınların işgücüne katılım oranı, gelir düzeyi, kentleşme, göç, sanayileşme ve özellikle eğitim düzeyinin doğurganlık ve nüfus artışı kanalıyla işsizliğe etkilerinin gerçekçi olarak belirlenmesi Türkiye açısından önem arz etmektedir. Söz konusu faktörler arasında gerek diğer faktörlere etkisi gerekse direkt olarak doğurganlığı ve nüfus artışını etkilemesi açısından eğitim en önemli faktör olarak göze çarpmaktadır(2). Bu bağlamda doğum kontrol yöntemleriyle belirlenen doğurganlık oranı hem kadının toplumdaki yeri ve önemini, hem de ülkenin ekonomi düzeyi, gelişmişliği ve eğitim düzeyini gözler önüne serer.

Biz Türk Tıp Öğrencileri Birliği Gönüllüleri olarak, "Doğum Kontrol Yöntemleri"nin bir hak olduğunun farkındayız. Öte yandan sadece tıbbi gerekçelere dayanarak uygulanabildiği gerçeğinin yani sıra, aynı zamanda sosyal ve ekonomik nedenlere dayanarak da yapılabilen bir girişim olduğunun, gerek resmi organlar gerekse de diğer sivil toplum kuruluşları tarafından unutulmaması gerektiğini hatırlatırız.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Türk Tıp Öğrencileri Birliği
Üreme Sağlığı Çalışma Kolu Ulusal Ekibi 2014-2015

1) TJOD Kürtaj Raporu
2) Türkiye’de Eğitim, Doğurganlık ve İşsizlik İlişkisinin Analizi(Haşim AKÇA,Mehmet ELA)

Aile planlaması; istedikleri zaman istedikleri sayıda çocuk sahibi olmaları için ailelere verilen hizmetlerin tamamıdır. Aile planlaması ailelerdeki çocuk sayısını sınırlandırma anlamına gelmez. Aile planlamasının amacı; anne ve doğacak çocukların sağlıklı olması ve gebeliğin, çocuk sahibi olmak istendiği zaman oluşmasıdır.
Doğum kontrol yöntemleri; geçici ya da kalıcı olarak kadınların gebe kalmasını önlemek, gebelik olasılığını azaltmak ya da istedikleri zaman çocuk sahibi olmalarına imkan veren çeşitli yöntemlerin tümüne birden verilen addır.