Kadına Karşı Şiddeti Önleme Adına Verilen Cinsel Tatmin Önerisi Üzerine

Değerli Tıp Öğrencileri,

Kadınlara yönelik şiddet, kadınların insan haklarına ve temel özgürlüklerine ilişkin bir ihlal niteliğindedir ve insan onuruna karşı bir suçtur ve kadın ile erkek arasında tarihsel olarak var olan eşitsiz güç ilişkilerine dair bir tezahür teşkil etmektedir. Kadınlara yönelik şiddetin toplumu en temelinden sarstığı, kadınlara yönelik şiddetin ortadan kaldırılmasının, kadınların bireysel ve sosyal gelişimi ve toplumun her kesiminden eksiksiz ve eşit bir şekilde katılımı için gerekli olduğu da açıkça ortadadır.(1)

Farkındalığın bir süreç olarak arttığı konu üzerinde 1993 yılında Birleşmiş Milletler Kadının Statüsü Komisyonu tarafından yayımlanan “Kadına Yönelik Şiddetin Yok Edilmesi Bildirisi” ile “cinsiyete dayalı ve fiziksel, cinsel, psikolojik herhangi bir zarar ve üzüntü sonucunu doğuran ya da bu sonucu doğurmaya yönelik özel yaşamda ya da kamu yaşamında gerçekleşebilen her türlü davranış, tehdit, baskı ya da özgürlüğün keyfi biçimde engellenmesi” olarak tanımlanan kadına yönelik şiddetin yalnızca bu sınırlarda olmadığı, kadınla ilgili her türlü geleneksel göreneksel alışkanlık ve uygulamaların da bu tanıma sokulması gerekliliği vurgulanmaktadır.(2)

Günümüz yasalarında tecavüz ”fiziksel zorlama, vücuda zarar verme ya da kurbanın ruhsal hastalık, zihinsel gerilik ve ilaç etkisi nedeniyle rıza gösterme yetisinin olmadığı durumlarda bir ergene ya da yetişkine cinsel girişim” olarak tanımlanmaktadır. Bu tanım daha geniş anlamda cinsel suçları kapsamaktadır. Cinsel taciz en sık savaşlarda,  iş yerinde ve evlilikte gözlenmektedir. Kadına yönelik cinsel şiddetin sonuçları ise genel hatlarıyla ölümcül olmayan, psikolojik ve ölümcül sonuçlar olarak sınıflandırılabilir ve sonuçların çoğu hem anne hem de tecavüz sonucu doğacak bebek için ciddi sorunlar yaratabilecek sonuçlardır.

Kadına yönelik cinsel, fiziksel ve psikolojik şiddetin tek bir ayağa indirgenmesinin ve bu şekilde değerlendirilmesinin yanlış olduğu gibi, cinsel şiddetin sadece tatmin olamayan erkekler tarafından yapıldığı algısına düşmek ve yine tatmin olamayan erkekler için kadınları birer sex objesi olarak sunmak, bunu teşvik etmek ve devletten de teşvik eli beklemek kesinlikle kabul edilemez.

Cinsel ilişkinin karşılıklı olduğunu, her konuda olduğu gibi cinsel ilişkide de eşitliğin göz ardı edilmemesi gerektiğini hatırlatmakta fayda vardır.Toplumsal eşitliğin sağlanabilmesi adına herkese bir birey olarak bakmak ve eşitlik ilkesini bu konuda da gözetmek yapılacak uygulamaların selametini sağlayacaktır.

Biz, Türk Tıp Öğrencileri Birliği gönüllüleri olarak, kadınlara yönelik şiddeti - cinsiyete yönelik fiziksel, cinsel ve psikolojik şiddet – engellemek adına atılacak adımların, yapılacak olan ve yürürlükte olan yasal düzenlemelerin cinsiyetler arası eşitliğe ve insan haklarına uygun olması gerekliliğini; sosyal, hukuki ve bilimsel yönden kabul edilebilir olması gerektiğini önemsiyor ve böyle uygulamaların destekçisi olduğumuzu belirtmek istiyoruz.  

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Türk Tıp Öğrencileri Birliği Ulusal Ekibi 2014-2015

(1)    Kadınlara Yönelik Şiddetin Önlenmesi, Cezalandırılması ve Ortadan Kaldırılmasına Dair Amerikan Devletleri Sözleşmesi
(2)    TTB Kadına Yönelik Şiddet; Cinsel Taciz / Irza Geçme

 

NOT:

Değerli gönüllülerimiz, sene içinde ülkemizde yaşanan durumlara göre daha önce yazdığımız:
Doğum kontrol yöntemleri ile ilgili yazımıza; http://turkmsic.net/haber/dogum-kontrol-yontemleri-uzerine
Kadının çalışma hayatındaki yeri ile ilgili yazımıza; http://turkmsic.net/haber/kadinin-calisma-hayatindaki-yeri
Kadına yönelik şiddet  ile ilgili yazımıza; http://turkmsic.net/haber/kadina-yonelik-siddete-karsi-uluslararasi-mucadele-gunu
ve
SCORP ile beraber hazırladığımız kadın hakları ile ilgili yazımıza; http://turkmsic.net/haber/5-aralik-dunya-kadin-haklari-gunu
adreslerinden ulaşabilirsiniz.