Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü

Değerli Tıp Öğrencileri,

Bilindiği üzere,  25 Kasım tarihi kadına yönelik şiddete karşı toplumda farkındalık yaratmak amacıyla, 15 yıl önce BM Genel Kurulu kararı ile Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü olarak  ilan edilmiştir. Ülkemizde ve Dünya’da hızla artış gösteren bu şiddetin, eşitlik, onur ve güvenlik ilkeleri bakımından insani hiçbir değer ile bağdaşmadığı ortada olup, kadına yönelik şiddete karşı bölgesel ve küresel farkındalık yaratılması kaçınılmazdır.

Kadına yönelik şiddet “ister kamusal isterse özel yaşamda meydana gelsin, kadınlara fiziksel, cinsel veya psikolojik zarar veya ıstırap veren veya verebilecek olan cinsiyete dayalı bir eylem, uygulama ya da bu tür eylemlerle tehdit etme, zorlama veya keyfi olarak özgürlükten yoksun bırakma”(1) olarak  tanımlanır. Birleşmiş Milletler Kadınlara Yönelik Şiddetin Önlenmesi Bildirgesi, bu durumu kadınlara yönelik, toplumsal cinsiyete dayalı ve bir kadına sırf kadın olduğu için yöneltilen ya da oransız bir şekilde kadınları etkileyen bir şiddet olarak belirtmektedir. Bu şiddet, erkekler ve kadınlar arasındaki eşit olamayabilen güç ilişkilerinin bir göstergesi  olabilmekte, aynı zamanda kadınları kaba kuvvet ile sindirerek kişinin kendi istediği yön-doğrultuda hareket etmesini sağlama amacı ile kullanılabilmektedir.

Ülkemizde dayaktan töre cinayetlerine, küçük yaşta evlilikten, beşik kertmesine ve intihara varan toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin var olduğu  belgelendirilmiştir.(2)  Türkiye'de kadınlara yönelik cinayet oranı son istatistiklere göre 2002 yılında öldürülen kadın sayısı 66 iken bu rakam 2009'un ilk yedi ayında 953'e çıkmış, yani 7 yıl içerisinde %1400 gibi bir artış göstermiştir.(3) Verilere göre 2012'nin ilk ayında 12 kadın öldürülmüş, 26 kadın ve iki çocuk yaralanmış; 10 kadın tecavüze uğramış, 5 kadına zorla seks işçiliği yaptırılmış ve 35 kadın tacize uğramıştır. Aynı zamanda da 29 ilde 92 kadına yönelik şiddet, cinayet, cinayete teşebbüs, taciz, tecavüz, yaralama ve çocuk istismarı vakası yaşandığı tespit edilmiştir.(4)  Öte yandan Hacettepe Nüfus Etütleri Merkezi’nin 2008’de yaptığı “Türkiye'de Kadına Yönelik Aile Şiddet Araştırması” verilerine göre, ülke genelinde evlenmiş kadınların %39'unun fiziksel şiddete, %15'inin cinsel şiddete, %42'sinin fiziksel veya cinsel şiddete, %44'ü duygusal şiddet/istismara yaşamlarının herhangi bir döneminde eşleri veya birlikte oldukları kişiler tarafından maruz kaldığı ortaya konulmuştur.

Unutulmamalıdır ki toplumlar içinde yaşayan kişilere ayrım yapmadan verdikleri değer ölçüsünde gelişirler. Bizler, kadın ve erkek eşitliğine sonuna kadar inanan hekim adayları  olarak, ülkemizdeki tüm kurum ve kuruluşları gerek eşitlik gerekse de kadına yönelik şiddet konusunda daha duyarlı olmaya davet ediyoruz.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

 

Türk Tıp Öğrencileri Birliği
Üreme Sağlığı Çalışma Kolu Ulusal Ekibi 2014-2015

 

(1)           -> Kadına Yönelik Şiddet (Dr. İlknur YÜKSEL KAPTANOĞLU)
(2)           -> Uluslararası Af Örgütü Türkiye Raporu (2004)
(3)           -> Adalet Bakanlığı 2009 Açıklamaları
(4)           -> http://bianet.org/bianet/insan-haklari/135992-erkek-siddeti-ocak-2012-ta...