Haberler

TurkMSIC Sosyal Sorumluluk Projelerindeki Başarısını Bilimsel Projelere de Taşıdı

TurkMSIC tarafından Cumhuriyet Üniversitesi Onkoloji Anabilim dalı başkanı Doç. Dr Saadettin Kılıçkap'ın danışmanlığıyla bilimsel araştırma örneği gerçekleştirilmiş ve kongre bildirisinde yer almış, sunulmuştur. Bu TurkMSIC'in bilimsel alanda gücü adına önemli bir adım olup TurkMSIC'te hep olması istenen bilimsel çalışmaların bir örneğini oluşturmaktadır. İlgili çalışmaya dair bilgiler aşağıda yer almaktadır :

SAĞLIKLI BİREYLERİN KANSER KONUSUNDAKİ BİLGİ DÜZEYLERİ

MEHMET ALPTEKİN ACAR1, BEGÜM ÇALIM2, HÜLYA ŞAHİN3, HAZAL DURSUN4, AHMET ÇINKI1, ALMILA KANAT5, SAADETTİN KILIÇKAP6

1CÜTF DÖNEM4

2CERRAHPAŞA DÖNEM3

3HACETTEPE DÖNEM4

4DOKUZ EYLÜL DÖNEM3

5GAZİ DÖNEM2

6CÜTF TIBBİ ONKOLOJİ

Amaç: Amaç sağlıklı bireylerin kanser hakkındaki bilgi düzeylerini ölçmek ve kanser hakkında bilgilendirme, tanı ve tarama konusunda yapılacak çalışmalara zemin hazırlamaktır.

Gereç ve Yöntem:

TURKMSIC öğrencileri tarafından farklı illerdeki sağlıklı bireylere hazırlanan anket formu dolduruldu.

Bulgular:

4 farklı ilde yaş ortalaması 34±14 olan %54’ü erkek 936 sağlıklı birey değerlendirildi. Katılımcıların %93’ü sigaranın, %78’i alkolün, %82’si cep telefonlarının, %89’u baz istasyonlarının, %83’ü beslenme alışkanlıklarının, %75’i bakteri-virüslerin ve %64’ü obezitenin kanser nedeni olduğunu düşünmekteydi.

Katılımcıların %44’ü hekim ve bitkisel yöntemlerle tedavi edilmesi gerektiği düşüncesindeydi. Bireylerin %88’i tanı alırsa hekimin herşeyi açıkça anlatmasını istemekteydi. Çoğunluk kanser olursa sevdiklerinin üzülmesinden endişe duymaktaydı (%48). Tarama yaptıranların oranı %12 iken, yaptırmayanların %26’sı taramayı nerede yaptıracağını bilmemekteydi. %16’sı tanı almaktan korktuğu için tarama yaptırmayacağını ifade etti. Yüzde 70 olgu kanser hakkındaki bilgilerinin yetersiz olduğunu düşünmekteydi. En sık televizyon (%63), gazete (%36) ve internet (%30) yoluyla bilgilenilmekteydi. %86 birey kanser hakkında hekim tarafından bilgilendirilmek istemekteydi. Bireylerin %74’ü kanser taraması yaptırmak istediğini ifade ederken, %86’sı KETEM hakkında bilgiye sahip değildi.

Sonuç:

Sağlıklı bireylerin kanser konusundaki bilgi düzeyleri düşük olup, sağlıklı bireylerin bilgilendirme ve tarama programlarına yönlendirilmesi için çalışma yapılmalıdır.

"Sağlıklı Bireylerin Kanser Konusundaki Bilgi Düzeyleri" konulu bilimsel araştırma projesi Cumhuriyet Üniversitesi Onkoloji Anabilim dalı başkanı Doç. Dr Saadettin Kılıçkap'ın danışmanlığıyla Mehmet Alptekin Acar koordinatörlüğünde Begüm Çalım, Hülya Şahin, Hazal Dursun, Ahmet Çınkı, Almıla Kanat tarafından uygulanmıştır. Çalışma şuradan (sayfa:200) incelenebilir: http://www.tibbionkoloji2012.org/onkoloji_kitap_enson.pdf

Gençlik Kamplarıyla İlgili Soru

Gençlik ve Spor Bakanı Sayın Suat Kılıç;                                  04.06.2012

Bizler bu metni, Gençlik Spor Bakanlığı tarafından organize edilen yaz kamplarında karma uygulamaya son verilmesine ilişkin 24 Mayıs 2012 günü ulusal basına yansıyan haberlere ve gençlik kulüplerine il müdürlüklerince yollanan yazıya istinaden kaleme alıyoruz.

61. Hükümet Programı’nda da belirtildiği üzere “Kadınların sosyo-ekonomik durumlarının güçlendirilmesini, çalışma hayatına katılımının ve rolünün artırılmasını, işyerinde ayrımcılığın önlenmesini ve fırsat eşitliğinin sağlanmasını” ve “Kadınların karar alma mekanizmalarındaki etkinliğinin artırılmasını” önemsiyoruz.

Bu çerçevede genç kadınların ve erkeklerin çocukluktan itibaren birlikte sosyalleşme imkânı bulabilecekleri alanları paylaşmalarının, ileride toplumsal hayatın her alanında; istihdamda, siyasi karar alma süreçlerinde ve aile hayatlarında kadınlar aleyhine işleyecek eşitsiz ilişkiler sisteminin önüne geçmek için önemli bir ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Oysa kadına ve erkeğe sadece hemcinsleriyle bir sosyalleşme imkânı sunulması, cinsiyetlere dair önyargılar edinmelerini pekiştirerek çoğunlukla istihdam ve siyaset gibi alanların erkeğin ihtiyaçlarına göre düzenlenmesine yol açıyor ve kadınlar bu alanın içine girmekte zorlanıyorlar. Etkisi daha az olmakla birlikte erkekler de toplumsal ‘rollerinin’ ve ‘yerlerinin’ dışına çıktıklarında belirli sorunlarla karşılaşmaktadırlar. Tüm bunlara ek olarak ayrı ortamlarda sosyalleşmeye başlayan ergenlerin ayrı bir dil ve kültür oluşturduğu da gözlemlenmektedir. Cinsiyetler arası kültür farklılığı ileriki yaşlarda gençlerin birbirilerini anlamamaları ve birbirlerine yabancılaşmalarına kadar giden bir sürece önayak olmaktadır. Çeşitli araştırmalar, bu uygulamaların hem işgücü piyasalarında hem de sosyal hayatta kadınların aleyhine nasıl olumsuz etkiler yaptığına yönelik önemli veriler sunmaktadır.

Aynı şekilde genç erkeklerin erken yaşlardan itibaren karşı cinsteki akranlarıyla birlikte sosyalleşmemeleri genç kadınların toplumdaki yerlerini ve rollerini yok saymalarına ve yaşamlarının ilerleyen dönemlerinde kadınlara karşı ayrımcılık yapmaya, toplumsal konumlarına saygı duymamaya ve farklı görmelerine sebep olacaktır.

İlgili yaz kamplarında karma uygulamaya son vererek, kız-erkek ayrı kamplar uygulamasına geçilmesi ergenlerin ve gençlerin sosyal gelişimi açısından olumsuz sonuçlar doğuracaktır.

Biz aşağıda imzası olan kurumlar Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın aldığı bu kararın gerekçeleri konusunda bilgilendirilmek istiyoruz. Bizce bu durum, fırsat eşitsizliğine yol açmakta, Türkiye’nin her alanda sağlamaya çalıştığı kadın erkek eşitliğine tezat oluşturmaktadır.

Mevcut kararın uzun zamandır gençlik alanında – örgün eğitim dışında - çalışan, bir sosyalleşme ve katılım aracı olarak gençlik çalışmasını önemseyen gençlik örgütleri olarak bizleri kaygılandırdığını paylaşmak isteriz.

1Toplumsal Cinsiyet, İşgücü Piyasaları ve Refah Rejimleri: Türkiye’de Kadın İstihdamı Araştırması; Prof. Dr. Ayşe Buğra,
http://www.spf.boun.edu.tr/content_files/proje_raporlari/AyseBugra_KadinIstihdami_TUBITAK.pdf
- http://www.mediacatonline.com/Home/HaberDetayVideo/?haberid=54335
- Türkiye Gençlik Halleri Araştırması;Yaşama Dair Vakıf http://gdb.comu.edu.tr/egitim/Gen%C3%A7likHalleri.pdf
- Türkiye 2008 İnsani Gelişme Raporu Türkiye’de Gençlik; Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı,
http://www.undp.org.tr/publicationsdocuments/NHDR_tr.pdf

Hekim Hukuk Platformu'nun Ardından

Türk Tıp Öğrencileri Uluslararası Birliği İnsan Hakları ve Barış Alt Komitesi tarafından 12-13 Mayıs 2012 tarihlerinde düzenlenen Hekim-Hukuk Platformu TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Konferans Salonunda gerçekleşmiştir. Platformun amacı tıp ve hukuk fakülteleri öğrencilerinin bir araya gelerek tartışma, fikirlerini paylaşma ve aynı zamanda da her oturumda konuları hem tıp doktorları hem de avukatlardan dinleme fırsatı bulmasını sağlamak idi. ‘Hekim – Hukuk Platformu’ gerek kapsadığı konuların güncelliği ve geniş yelpazeli oluşu gerekse katılımcıların günümüzün en önemli iki mesleğini temsil eden geleceğin doktor ve avukatlarından oluşması açısından Türkiye’de bir ilktir. Türk Tıp Öğrencileri Uluslararası Birliği İnsan Hakları ve Barış Alt Komitesi olarak sağlık hakkının yasalarla korunması ve hekim olarak sahip olduğumuz hukuki sorumluluklarımıza duyarlı olmamız gerektiğine dikkat çekmeyi amaç edindik ve platformun oturum başlıklarını şu şekilde belirledik;

  • MOBBİNG
  • Hukuki ve Etik Boyutlarıyla Organ Nakli
  • Sağlık Hakkı, Yaşama Hakkı ve Ötanazi
  • İlaç Hukuku
  • Malpraktis

Mobbing Oturumuna öncelikle ‘Mobbing ile Mücadele Derneği ‘ başkanı tarafından mobbing tanımı yapılarak başlandı ;- Mobbing nedir? Kimler kimlere mobbing yapar?

Av.Vahit Bıçak ise Mobbing ile mücadelenin hukuksal çerçevesi nedir? şeklindeki pek çok soruya cevap bulmamızı sağladı. Mobbing mağdurlarına nasıl yaklaşmamız gerektiğini Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç.Dr. Ender Taner konuyu bir psikiyatrist gözüyle ele almamıza ve konuyu hekim kimliğimiz ile bütünleştirmemize yardımcı oldu. Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim üyesi Doç.Dr Mustafa N.İlhan başkanlığında gerçekleşen oturum Sağlık çalışanlarına uygulanan mobbingin ele alınması ile sonlandırıldı.

Organ Nakli Oturumu ise gerek konularında uzman hocalarımızı bir araya getirmesi gerekse oldukça güncel bir konuyu ele alması nedeniyle büyük ilgi topladı . Konunun etik boyutlarının tartışılması ilerleyen tıbbın yanında insan hayatının mahremiyetinin bir hekim tarafından korunmasının ne kadar önemli olduğunu vurguluyordu. Yaşam kalitesini arttırmak ve hayati fonksiyonları yeniden kazandırmak amacıyla yapılan kompozit doku ve solid organ nakillerinin, tıp ve hukuk camiasının bir arada olduğu bir atmosferde hukuki ve etik açılardan değerlendirilmesi , yazılı ve görsel basında yer alan haberlere doğru açıdan bakabilmeyi öğretir nitelikteydi. Bağışlanan her bir organın bir can kurtarmak dışında o canı topluma yeniden kazandırmak için de ne derece mühim olduğu gözler önüne serildi. Türkiye’de ilk kısmi yüz naklini gerçekleştiren Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç.Dr Selahattin Özmen’den yapılan naklin ayrıntılarını dinlemek ve nakillerin basında görülenin dışındaki kısmına şahit olmak, naklin mutfak kısmını tanımamızı sağladı. Solid organ nakillerinin önemi ve organ nakilleri prosedürleri Sağlık Bakanlığı organ ve doku nakli ulusal koordinasyon kurulu üyesi ve aynı zamanda Medicana International Hastanesi transplant koordinatörü olan Dr. Eyüp Kahveci’den dinlendi. Özyeğin Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Yener Ünver ise nakillerde hekime yüklenen hukuki sorumluluğa değinerek bir hekimin , hastanın hayatının yanında yasalarla korunan birey olarak sahip olduğu temel haklara da özen göstermesi gerektiğini vurguladı.Oturum başkanımız Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp Etiği Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr Nesrin Çobanoğlu’nun organ nakillerinin etik boyutunu değerlendiren konuşması ile son buldu.Basında sıklıkla yer bulan organ nakillerinin hukuki ve etik açılarının konunun uzmanları tarafından ele alınması geleceğin avukat ve hekim adaylarının dimağında unutulmayacak bir iz bıraktı.

Hem tıp hem de hukuk fakültesi öğrencileri için hala büyük merak ve ilgi kaynağı olan Ötanazi ise Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilimdalı öğretim üyesi Doç.Dr Nur Baran Aksakal tarafından temel insan hakkı olan sağlık hakkı ile bütünleştirilerek hazırlanan oturumda ele alındı.Ötanazinin hukuksal boyutunu bizlere Sağlık Bakanlığı Hukuk Müşaviri Av.Cahid Doğan anlattı.

İlaç Hukuku Oturumu kapsamında ise hekim-firma ilişkilerini de kapsayan, hekimin ilaç kullanımında hukuki sorumlulukları Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Kürsüsü öğretim üyesi Av.Mehmet Demir tarafından anlatıldı. Tedavi yaklaşımlarının vazgeçilmezi olan ilaç kullanımını doğru şekilde düzenleyebilmenin hekim olmanın getirdiği sorumluluklardan biri olduğu Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji Anabilimdalı öğretim üyesi Prof.Dr Zafer Güney tarafından vurgulandı.

Malpraktis Oturumunda ; Tıbbı Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mesleki Mali Sorumluluk Sigortası Ankara Barosu Sağlık Kurulu Başkanı Av.Pınar Aksoy tarafından , Hekimin Ceza Hukuku Yönünden Sorumluluğu ise Ankara Barosu Avukatı Av.Ender Büyükçulha tarafından ele alındı.Anlatılan örnek vakalarla konunun kafamızda daha iyi canlanmasına olanak sağlandı ve hangi durumda nasıl bir yaklaşımda bulunmamızın daha doğru olacağı sonucuna konuşmacılar ışığında ulaşıldı. Vakaların çarpıcılığı hafızalarımızda yer edecek cinstendi. Adli Raporların Düzenlenmesi ve Bilirkişilik Uygulamaları başlığıyla konunun adli tıp yönü Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Anabilimdalı öğretim üyesi Doç.Dr Gürol Cantürk aracılığı ile değerlendirildi.

Gerek konu ve konuşmacıları gerekse katılımcı kitlesi ve organizasyon ekibinin göstermiş olduğu çabalar ile Hekim Hukuk Platformu 12-13 Mayıs 2012 tarihlerine adını yazdırdı. Platformun hayat bulmasına değerli katılımlarıyla aracılık eden tüm hocalarımıza teşekkürü bir borç bilirim.

Şeyda Ceylan

TurkMSIC İnsan Hakları ve Barış Alt Komitesi Ulusal Yöneticisi

Sağlık Bakanı Tıp Öğrencileri İle Buluştu

Değerli TurkMSIC gönüllüleri,

Önümüzdeki aylarda tekrarlanması planlanan "Sağlık Bakanı ile Tıp Öğrencileri Buluşmaları"nın ilki 23 Şubat 2012 tarihinde Ankara'da gerçekleştirildi. Türkiye Öğrenci Konseyi aracılığıyla gerçekleştirilen ve resmiyetten uzak bir sohbet havasında geçen buluşmaya aralarında TurkMSIC yöneticileri ve üyelerinin de bulunduğu 35 öğrenci katılım gösterdi. 

 Buluşmaya birlikte yenilen akşam yemeği ile başlandı ve üç saatlik bir söyleşinin ardından buluşma noktalandı. Öğrencilerden gelen soruları ve önerileri dinleyen Sağlık Bakanı Recep Akdağ'a en çok performans sistemi, tıp fakültelerinin fiziki yetersizlikleri ve hekimlerin çalışma koşullarının iyileştirilmesine yönelik sorular yöneltildi. 

TurkMSIC Sigarasız Yaşam projesi koordinatör yardımcısı Gamze Demirel'in sigara bıraktırma polikliniklerinde ücretsiz tedavi ve ilaç temininin neden bırakıldığı hakkındaki sorusu üzerine Bakan Akdağ, "Sigara bıraktırma polikliniklerinin geçtiğimiz iki yıldaki başarısını değerlendirme dönemindeyiz. Eğer büyük bir fayda gördüğümüzü tespit edersek uygulamaya devam edeceğiz." dedi.

Buluşmaya katılarak önemli soru ve katkılarıyla renk katan Almıla Kanat (TurkMSIC Gazi halk sağlığı direktörü), Gamze Demirel(TurkMSIC Ankara halk sağlığı direktörü), Hülya Şahin(TurkMSIC Proje ve Girişimleri Direktörü), İpek Dilsiz (TurkMSIC Gazi üyesi), Mert Atmaca (TurkMSIC Eğitim Direktörü) ve Şeyda Ceylan (TurkMSIC İnsan Hakları ve Barış Direktörü)'a ve özellikle buluşmaya TurkMSIC üyelerini bizzat davet eden Murat Aksoy(TurkMSIC Acıbadem başkanı)'a teşekkür ederiz.

Saygılarımla,

Hülya Şahin

TurkMSIC Proje ve Girişimleri Direktörü