Haberler

Yeni Çalışma Dönemimizi Anıtkabir'de Açtık

Yeni Çalışma Dönemimizi Anıtkabir'de Açtık

15 Kasım 2014 Cumartesi günü tüm yerel birlik başkanları, yürütme kuruluyla beraber Anıtkabir'de toplandı. Ata'nın manevi huzuruna çıkılması ve mozolesine çelenk konulmasının ardından Türk Tıp Öğrencileri Birliği Genel Başkanı Murat Aksoy, konuşma yaptı. 

Bu Utanç Tüm Dünyaya Yeter

Bu utanç tüm dünyaya yeter!

Çağımızın en büyük sorunlarından biri haline gelen insan hakları ihlallerinden birine, Ortaçağ'da insalığın maruz kaldığı uygulamalara, işkencelere, hak ve hürriyet tacizlerine, yasaklara bizzat dünyanın en büyük devletlerinden birisinin eliyle maruz bırakılan Uygur Türkleri, sadece doğuştan sahip oldukları, insan hak ve hürriyetlerini 'talep' ettikleri için soykırım ve asimilasyon tehlikesiyle karşı karşıyadırlar. Ayrıca sıkça ülkeden kaçan kişilerin sığınma talepleri ve geri iadeleri gündeme gelmektedir. Peki nedir Uygur Türklerinin istedikleri ve tüm dünyanın umursamadığı, katliamlarla ve polis şiddetiyle cevaplanan o istekler?

''Doğu Türkistanlı Uygurların Çin'den talepleri öncelikle Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nde çerçevesi belirlenmiş ve imza altına alınmış olan uluslararası hukukun uygulanmasıdır.'' Uygurların taleplerini biz de şu şekilde sıralayabiliriz:

  1. İnsanların yaşam hakkına saygı duyulması.
  2. Eğitim haklarının verilmesi.
  3. Yargı bağımsızlığının sağlanması.
  4. Müslüman Uygurların din ve vicdan hürriyetlerinin önündeki engellerin kaldırılması.
  5. Doğum kontrolü ve aile planlaması adı altında getirilen çocuk kotalarının kaldırılması.
  6. Bugün sayıları yüzbinleri aşmış olan 18-25 yaş arasındaki genç kızların iş vaadiyle 'zorla' Çin'e götürülmesinin durdurulması.
  7. Çift dilli eğitim bahanesiyle ailelerinden zorla koparılarak Çin'e götürülen 6-7 yaşlarındaki çocukların ailelerine teslim edilmesi ve Dünya tarihinde benzeri görülmemiş bu asimilasyon politikalarından vazgeçilmesi.
  8. Tarihe Urumçi olayları olarak geçen katliamda öldürülenlerin isimlerinin açıklanması, kayıpların ve cezaevlerindeki tutukluların tespit edilmesi. Bağımsız gözlemcilerle birlikte 5 Temmuz 2009 katliamının gerçek boyutlarının ortaya çıkarılması.
  9. Tayland’da bulunan ve Türkiye’ye sığınma talebinde bulunan 300 kişi için gerekli imkanların sağlanması.Bu noktada ülkemizin ve uluslararası kurumların gerekli girişimleri yaparak ölüm riski yüksek kişilerin siyasi sığınma hakkını tesis etmesi gerekmektedir.* 

Yaşam standartları ve özgürlükler açısından en ileri düzeyde yaşamamız gereken 21. yüzyılda, insanoğlu ortaçağ kölelik ve işkence yöntemleriyle ezilmekte, hatta yok edilmektedir. Medyamızın yaptığı iki satırlık haberlere karşı olan ilgisizliğimiz ve alışmış tavrımız tüm bu olayları görmezden gelmemize sebep olmaktadır.Yaşanan son olayda görülmektedir ki uluslararası camia konuya gereken önemi göstermemektedir.Bu manada Tayland’da bulunan 300 kişi başta olmak üzere tüm dünyada sığınmacılara hakları teslim edilmelidir. Uygurların, en temel insan hakları çerçevesinde değerlendirebileceğimiz talepleri ve karşılaştıkları katliamlar ile asimilasyon politikaları karşısında lütfen duyarsız kalmayalım. Onbinlerce kilometre ötede olsa bile yaşamak için hala 'insanlığa' muhtacız.  

*Herkesin zulüm altında başka ülkelere sığınma ve sığınma olanaklarından yararlanma hakkı vardır. - İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi

Ek okumalar için:

 

Çocuk İstismarı

Değerli Tıp Öğrencileri,

20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü'nde, belki de ülkemizdeki önemli sorunlardan biri olan ve çocukların sağlıklı-güvenli yaşam hakkına en büyük tehditlerden birisi Çocuk İstismarı'na dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO - 1999) çocuk istismarını, “çocuğun hayatına, sağlığına, gelişimine, güven, sorumluluk ve becerilerle ilgili genel değerlerine zarar vermek” şeklinde tanımlamaktadır. Özellikle çocuklukta maruz kalınan şiddet, istismar ve ihmal, derin izler bırakmakta, akıl ve ruh sağlığını olumsuz etkilemektedir. Bu kapsamda, çocuk istismarı şu şekilde sınıflandırılabilir;

- Duygusal İstismar
- Fiziksel İstismar
- Cinsel İstismar
- İhmal

Bizler Türk Tıp Öğrencileri Birliği olarak, halkımızı ülkemizde ve dünyada önemli tabulardan birisi olan bu konu ile ilgili duyarlı olmaya davet ediyoruz.

İzleyeceğiniz video, Erciyes Üniversitesi Tıp Öğrencileri Birliği - Üreme Sağlığı Çalışma Kolu Yerel Yöneticisi Rabia SAYGIN öncülüğünde çekilmiş olup, gerek kendisine gerek de Erciyes Üniversitesi Tıp Öğrencileri Birliği'ne teşekkür ederiz

Ahmet Melih ERDOĞAN
Üreme Sağlığı Çalışma Kolu Ulusal Yöneticisi

 

Ulusal Tıp Eğitimi Çalıştayı Gerçekleşti

Türk Tıp Öğrencileri Birliği Desteklenmiş Projelerinden biri olan Tıp Eğitimi Çalıştayları; 8-9 Kasım 2014 tarihlerinde, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ev sahipliğinde, Ulusal Tıp Eğitimi Çalıştayı’nı hayata geçirdi. Konusu “İletişim Becerileri Eğitiminin Müfredatımızdaki Yeri ve Önemi” olan çalıştay, Türkiye genelinde 40 tıp fakültesinden 140 tıp fakültesi öğrencisinin katılımıyla gerçekleşti.

Geçtiğimiz aylarda da yine aynı tema üzerine Marmara ve Doğu Anadolu Bölgesel Tıp Eğitimi Çalıştayları’nı hayata geçirmiş olan proje, ulusal çalıştayın da gerçekleşmesinin ardından; yolun başında "tıp fakültesi öğrencilerinde aldıkları eğitim hakkında farkındalık yaratmak ve söz sahibi olmalarını sağlamak" olan hedefine bir adım daha yaklaştı.

Tıp Eğitimi Programlarını Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği Başkanı Prof. Dr. İskender Sayek, Osmangazi Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı Üyesi Prof. Dr. Cem Kaptanoğlu ve Gazi Üniversitesi Tıp Eğitimi Anabilim Dalı Üyesi Prof. Dr. İrem Budakoğlu’nun tema üzerine sunumlarıyla zenginleşen çalıştayın programında aynı zamanda İletişim Becerileri, Vücut Dili, İşaret Dili atölye çalışmaları da yer aldı.

2 gün süren çalıştay, katılımcıların tüm oturumlarda işlenen tema üzerine tıp eğitiminde gözlemledikleri eksikleri ve çözüm önerilerini tartıştıkları bildiri yazma oturumuyla son buldu. 

Meme Kanseri Farkındalık Ayı

Merhabalar Sevgili TurkMSIC Gönüllüleri! 

İçinde bulunduğumuz Ekim Ayı, Meme Kanseri Farkındalık Ayı olarak biliniyor. Biz geleceğin hekimleri de elimizden geldiği kadar farkındalık uyandırmaya çabalıyoruz. Ne yazık ki bazı popüler akımlar bu farkındalığı yeterli düzeyde oluşturmaya yetmiyor. Peki bizler daha somut adımlar atmak adına ne yapabiliriz?

Gelin bu seneki Ekim Ayı için kendimize çevremizden, akrabalarımızdan, komşularımızdan bir kadın seçelim ve onu meme kanseri hakkında bilgilendirelim. Kendi kendine meme muayenesi gibi çok basit fakat büyük önem taşıyan bir yolu öğreterek gerçek bir farkındalık yaratalım. Hangi taramaları, kaç yaşlarında yaptırması gerektiğinden bahsedelim. Unutmayalım ki kanser önlenebilir bir hastalıktır ve bizler çevremizden sadece bir kadın için dahi olsa yaktığımız bu mumla kansere dur diyebiliriz!

Kendi kendine meme muayenesi nasıl yapılır diyorsanız:

  • Muayene edilecek memenin tarafındaki kol başın üzerinde tutulur ve diğer elin parmak uçlarıyla dairesel, yukarı aşağı veya ışınsal şekilde meme dokusu taranır.
  • Memelerde belirgin bir şişlik, kitle, içe çökme, renk değiştirme, portakal kabuğu görüntüsü görüldüğü durumlarda doktora başvurulmalıdır. 

Hatırlayalım: Kendi kendine meme muayenesi 20 yaşından sonra her ay, mamografi 40 yaşından sonra her sene tekrarlandığı durumda meme kanseri vakalarının %80’i erken dönemde saptanabilir.  

Aylin Gareayaghi
Bezmialem Tıp Öğrencileri Birliği

http://scora.turkmsic.net/kkmm

TuBaKa 5 Ev Sahipliği

TurkMSIC Başkanlar Kampı (TuBaKa); yerel birlik başkanlarımızın katılımıyla yaklaşık dört yıldır gerçekleştirilen bir etkinlik olarak, birliğimizin temel işleyişine ait bilgilerin verildiği, ileriye dönük çalışmaların planlandığı, içinde bulunulan problemlere çözüm önerilerinin tartışıldığı ve çeşitli eğitimlerin yer aldığı bir toplantıdır. Yerel birlik başkanlarımızın ve dolasıyla da yerel birliklerimizin gelişimine katkı sağlamak amacıyla düzenlenen bu toplantıda; başkanlarımız gerek birbirlerini gerekse ulusal yürütme kurulumuzu yakından tanımak ve çalışmaları hakkında bilgi sahibi olmak adına önemli bir fırsata sahip olacaktır.

Bu yıl başkanlar kampımız, diğer yıllardan farklı olarak daha erken bir tarih olan 15-16 Kasım 2014 tarihlerinde gerçekleştirilecektir. Burada amaçlanan; yeni 2014 - 2015 döneminde gerçekleştirilecek olan çalışmalar için geç kalınmadan adımları atabilmek, başkanlarımıza yeni dönem için donanım ve birikimleri daha erken bir tarihte kazandırabilmektir. Ayrıca o dönemde seçilmiş olacak olan yönetim kurulu takımlarımızın gerek çalışmaları gerek yerel birliklerimizle olan iletişimleri adına da fayda sağlanacaktır.

Bu önemli ve değerli organizasyona ev sahipliğinde bulunmak isteyen yerel birliklerimizden beklentilerimiz; 2 gün süreyle kullanılmak üzere 130-140 kişilik bir toplantı salonu, 1 gece konaklama ve 2 gün için öğle ve 1 gün(ilk gün) için akşam yemeği sağlanmasıdır.

Bu doğrultuda ev sahipliği için başvuracak olan yerel birliklerimizin; toplantı olanakları, bütçe planlamaları ve motivasyon mektuplarını mail yolu ile 2 Kasım 2014 Pazar günü saat 23:59 a kadar yonetimkurulu@turkmsic.net adresine göndermeleri gerekmektedir.

TEÇ'e Büyük Konuk!

Değerli Tıp Fakültesi Öğrencileri,

Tıp Eğitimi konusunda iz bırakmış isimlerden olan Prof. Dr. İskender Sayek, 9 Kasım Pazar günü Ulusal Tıp Eğitimi Çalıştayı'na katılım gösterecektir. Konuğumuz Tıp Eğitimi konusunda ülkemizde bir çok alanda öncü olmuştur. 

Prof. Dr. İskender Sayek'i davetleri için Tıp Eğitimi Çalışma Kolu Ulusal Direktörü Enes Akdan'a ve Yönetim Kurulu'muza teşekkür ederiz ve yine proje koordinatörlüğünü Nilay Çalışkan'ın yürüttüğü Ulusal Tıp Eğitimi Çalıştayı'na göstermiş olduğunuz ilgi ve alaka için tüm tıp fakültesi öğrencilerine çok teşekkür ederiz.

El ele hep birlikte harika bir Tıp Eğitimi Çalıştayı için..

 

Eliminating Female Genital Mutilation in Europe

Değerli Tıp Fakültesi Öğrencileri,

Avrupa Parlamentosu'nun verilerine göre, Avrupa’da 500.000 kadın sünneti ile yaşamakta olup, yılda 180.000 kadın da kadın sünneti riski altındadır. Aynı zamanda kadın sünneti, Birleşmiş Milletler (UN) tarafından kadın haklarının ihlali ve çocuk istismarı çeşitlerinden biri olarak görülmektedir.

1 Ağustos 2014 tarihinde yürürlüğe giren Avrupa Konseyi İstanbul Sözleşmesi ile de Avrupa’da kadın sünnetinin ele alınması ve kız çocuklarının bu durumda korunması, desteklenmesi olgularını devletler kabul etmiştir.

Bunların ışığında 20 Ocak 2015 tarihinde yapılacak bir sempozyum ile Avrupa’daki kadın sünneti olgusu derin bir şekilde incelenecek; sorunlar, uzmanlık sistemleri ve sağlık etmenleri konuşulacaktır.

İlgili gönüllülerimizin 01.11.2014 tarihine kadar motivasyon mektuplarını ve özgeçmişlerini nora@turkmsic.net’e iletmeleri gerekmektedir.

Önemli Not: Türkçe motivasyon mektubu ve özgeçmiş gönderecek gönüllülerimizin İngilizce düzeyleri ile ilgili açıklama yapmalarını veya İngilizce düzeylerini belirten bir belge göndermelerini önemle rica ederiz.

Kolaylıklar,

Ahmet Melih ERDOĞAN
Üreme Sağlığı Çalışma Kolu Yöneticisi (‘13-’14/’14-‘15)

Youth Voice Bulgaristan Toplantısı Çağrısı

Değerli Türk Tıp Öğrencileri Birliği Gönüllüleri,

Youth Voice kampanyası kapmasında Bulgaristan-Sofya’da 19’u gidiş, 23’ü dönüş olmak üzere, 20-22 kasım Tarihleri arasında bir savunuculuk ve koordinasyon toplantısı düzenlenecektir. 2015’e kadar bu kampanyada bizlere yardımcı olabilecek gönüllülerimizin, katılmak istemeleri halinde 25.10.2014 saat 20.00’ye kadar motivasyon mektuplarını ve özgeçmişlerini nora@turkmsic.net adresine yollamalarını önemle rica ederim.

Önemli Not: Türkçe mektup ve özgeçmiş gönderecek gönüllülerimizin İngilizce bilgisi ile ilgili açıklama-belge vermelerini önemle rica ederiz.

Kolaylıklar,

Ahmet Melih ERDOĞAN
Üreme Sağlığı Çalışma Kolu Yöneticisi (‘13-’14/’14-‘15)
Türk Tıp Öğrencileri Birliği Youth Voice İrtibat Sorumlusu

 

 

 

Youth Voice Kampanyası

Değerli Tıp Fakültesi Öğrencileri,

20 yıl önce Kahire’de gerçekleştirilen Uluslararası Nüfus ve Kalkına Konferansı (ICPD) ve 2015 yılında süresi dolacak olan Bin Yıl Kalkınma Hedefleri (MDGs) programlarında bazı boşluklar tespit edilmiş olup, şu sıralardaki en önemli tartışmalar 2015 sonrası durumlar üzerine olmuştur.

Şimdiye kadar çeşitli konferanslar düzenlenmiş olup Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu – Doğu Avrupa ve Merkez Asya (UNFPA-EECARO) kapsamında geçen sene İstanbul’da uluslararası bir konferans düzenlenmiş ve gençlik temsilcilerine ulaşılmıştır.

Bölgesel Gençlik Forumu (Regional Youth Forum) 2015 sonrası çerçevesinde bu anlaşmaların devamı hakkında gençlerin görüşlerini iletmek ve katılımlar ile gündemin merkezinde kalma amacı ile oluşturulmuştur.

Amaç, 2015 sonrası planlama aşamasında gençlerin temel oluşturması ve onların tam katılımı ile gelecek planlamalarının tamamlanması olup, kalkınma gündeminin onlar tarafından belirlenmesidir. UNFPA-EECARO ve UNFPA Ülke ofisleri tarafından desteklenen bu kampanyada Türk Tıp Öğrencileri Birliği, ülkemizi temsil edecek üç kuruluştan birisidir. Birliğimiz ayrıca, 116 ülke arasında Türkiye'yi temsil ettiği, IFMSA (Uluslararası Tıp Öğrenci Birlikleri Federasyonu) bünyesinde de özel yönlendirme almıştır ve IFMSA’in de kampanyadaki sesi olacaktır.

Gençlik planları ve ileriye yönelik hedefler için "Cinsel Sağlık" ve "Üreme Sağlığı" alanlarında konuşabileceğimiz, uluslararası alanda savunuculuğunu yapabileceğimiz ve ileriye yönelik kalkınma hedeflerinde belirleyici etkenlerden biri olabileceğimiz Youth Voice kampanyası için gerekli bilgilendirmeler, sizler için sıklıkla yapılacaktır.

Saygılarımla,

Ahmet Melih ERDOĞAN
Üreme Sağlığı Çalışma Kolu Yöneticisi (‘13-’14/’14-‘15)
Türk Tıp Öğrencileri Birliği Youth Voice İrtibat Sorumlusu